Piyasalar hakkında son durum

Finansal Yönetim Kavramı

68

Finansal Yönetim Kavramı

Daha fazla mesaj

Genel olarak finans parayı yönetme sanatı olarak bilinir. Finansman ihtiyaç duyulduğu
anda paranın temin edilmesi anlamına da gelir. Dar anlamda finansal yönetim, bir faaliyet için
gerekli olan fonların tedariki ve bunların kullanımıdır. Bireysel düzeyde finansal yönetim,
bireylerin gelirlerinin ne kadarını harcayacakları, ne kadarını tasarruf edecekleri ve
tasarruflarını nasıl değerlendireceklerine ilişkin kararlarla ilgilidir. Şirket düzeyinde, finansal
yönetim aynı tür kararları kapsar. Bir başka ifadeyle şirketlerde finansal yönetim, şirketin
nereden kaynak bulacağına, bu kaynağı kâr edecek şekilde nasıl kullanacağına ve elde edilen
kârın nasıl kullanılacağına ilişkin kararlarla ilgilidir. Bu bağlamda şirketlerde finansal yönetim
temel olarak yatırım, finansman ve kâr payı dağıtımıyla ilgili kararları kapsar. Bu kararlar şöyle
açıklanabilir. ingilizce öğrenmek istiyorum
Yatırım kararları: Yatırım kararları fonların uzun süreli olarak kullanımıyla ilgili
kararlardır. Çeşitli kaynaklardan sağlanan fonlar, işletmenin amaçlarını gerçekleştirecek
biçimde sabit varlıklar ile stoklar, alacaklar, nakit ve benzeri dönen varlıklara(cari, döner
varlıklar) yatırılacaktır. Sabit varlıklar; genellikle makine ve tesisler gibi işletmede uzun süreli
üretim faaliyetinde kullanılan yatırımlardır. Ekonomik ömrü bir yıldan daha uzun olan sabit
varlıklarla ilgili kararlar, sermaye bütçelemesinin konusunu oluşturmaktadır.
Proforma bilanço, proforma gelir tablosu ve nakit bütçeleri, işletmelerin faaliyetlerini
yürütebilmesi için düzenli olarak ve sık sık yaptığı normal finansal planlardır. Sermaye
bütçelemesi olarak ifade edilen sabit varlıklara yatırımlarla ilgili planlama, işletmelerce düzenli
olarak ve sık sık yapılan planlardan değildir. Bu tür planlara olağanüstü finansal planlar denir.
Sermaye bütçelemesi, fonların ekonomik ömrü en az bir yıl olan projelere tahsis edilmesiyle
ilgilidir. Sermaye bütçelemesi; uygun ve verimli yatırım alanlarının araştırılması ve sermaye
harcama önerilerinin değerlendirilmesi süreci olarak ifade edilebilir. Sabit varlıklara
yatırımlarla, sürekli olarak şekil değiştiren ve çalışma sermayesi olarak da adlandırılan dönen
varlıklara yatırımların ayrı olarak ele alınması gerekmektedir. Ayrı ayrı ele alınmasını
gerektiren nedenler şu şekilde ifade edilebilir:
Sabit varlıklar dönen varlıklara göre genellikle daha fazla harcamayı gerektirir.
Dönen varlıklara yapılan harcamalar daha çok bölünebilir olmasına karşılık (daha az
stok ya da daha az alacaklara fon ayırma gibi), sabit varlıklara yapılan harcamaların
bölünebilirliği düşüktür.
Dönen varlıklara yatırımların süresi en çok bir yıl olduğu için, dönen varlıkların riski
sabit varlıklara göre düşüktür.
Dönen varlıkların likiditesi sabit varlıklara göre daha yüksektir.
Bilançoda varlık kalemleri likidite derecelerine göre sıralanmaktadır. Likidite dönen
varlıklardan sabit varlıklara doğru azalmaktadır. Likidite, varlıkların paraya dönüştürülme
yeteneğini ifade eder. Ancak likiditenin iki boyutu vardır; biri varlığın paraya
dönüştürülmesinde geçecek süre, ikincisi varlığın paraya dönüştürülmesinde değerindeki
değişme. Varlığın paraya dönüşüm süresi ne kadar kısa ve değerinden ne kadar az kaybederek
paraya dönüştürülebiliyorsa o kadar likiditesi yüksektir.

Örnek olarak, stoktaki bir ürün, değerinden fazla bir şey kaybetmek sizin daha kolay
paraya dönüşürken, üretimde kullanılan bir makinenin dönüşüm süresi daha uzun olacaktır.
Makinenin kısa sürede paraya dönüşebilmesi istenirse değerinden önemli miktarda
kaybetmesine göz yummak gerekecektir. Dönen varlık kalemleri arasında da likidite farklılığı
vardır. Dönen varlıklar arasında likiditesi en yüksek varlık kalemi nakit ve benzerleri olup, onu
pazarlanabilir menkul kıymetler, alacaklar ve stoklar takip eder. Varlıkların likiditesi arttıkça
riski düşmektedir. Riskle kârlılığın aynı yönde hareket etmesi genel kuraldır. Diğer bir ifade ile
risk arttıkça kârlılık da artmalıdır; risk düştükçe kârlılık da düşmelidir. Bu temel prensipten
hareketle, sabit varlıklardan elde edilen kârlılığın, dönen varlıkların kârlılığından daha yüksek
olması beklenmelidir

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

bursa escort bursa escort konya escort seks hikaye şahin k porno porno izle bursa escort mersin escort izmir escort ne nedir cilt bakımı